En tatlı zehir mısır şurubu

Sağlık Haberleri

Ucuz olduğu için hazır yiyecek ve içeceklerin neredeyse tamamında kullanılan mısır şurubu, kanser, diyabet ve obezite başta olmak üzere birçok hastalığa zemin hazırlıyor.  

Prof. Dr.AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA - Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Neredeyse yediğimiz her hazır gıdanın üretiminde kullanılan mısır şurubu, vücudumuzu yağ üreten bir makineye dönüştürüyor. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) gibi, nişasta bazlı sıvı şekerler, yani bilinen adıyla “mısır şurubu”nun içeriğini ve zararlarını Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta anlattı: 

KARACİĞER YAĞLANIR

'Nişasta bazlı şeker veya mısır şurubu kotasının 2 senede yüzde 10’dan yüzde 2.5’a kadar düşürülmesi, halk sağlığı adına çok önemli bir karardır. Gıda endüstrisi tarafından üretilen yiyecek ve içeceklerin neredeyse tümünde bulunan mısır şurubu, başta obezite, diyabet, karaciğer yağlanması, kanserler, kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın oluşumunda en önemli etkenlerden birisidir. Sağlığımız için şekerpancarı veya şekerkamışından elde edilenler de dâhil olmak üzere bütün şekerler de bilhassa fazla miktarda alındığında zararlıdır ama mısır şurubu hepsinden daha zararlıdır. Mısır şurubundaki şekerin pancar ve şekerkamışındaki şekerden çok önemli farkları vardır. Şekerpancarından elde edilen şekerde glikoz ve früktoz eşit miktarlarda ve birbirine sıkı sıkıya bağlı olarak bulunur. Bunlar sindirim sistemindeki enzimler tarafından glikoz ve früktoza parçalanır ve emilir. 

HIZLA KANA KARIŞIR

Mısır şurubunda da glikoz ve früktoz bulunmakla beraber, bunlarda früktoz yüzde 55, glikoz yüzde 45 oranındadır ve bunlar birbirine bağlı değildir, serbesttir. Bu sebeple de parçalanması gerekmez ve hızla kana emilirler. Serbest früktoz moleküllerinin emilimi için daha fazla enerjiye ihtiyaç olması, bağırsaklardaki enerji kaynaklarının (ATP) çabuk tükenmesine, bu da bağırsak hücreleri arasındaki sıkı bağların açılması ve bağırsak geçirgenliğinin artmasına yol açar. Bağırsak geçirgenliğinin artmasıyla, henüz hazmedilmemiş yiyecek parçaları ve zararlı bakteriler kolayca vücuda girer ve tüm kronik hastalıkların altında yatan kronik iltihabı başlatırlar.

DOYMA HİSSİ OLUŞMAZ

Früktoz emildikten sonra doğrudan karaciğere taşınır ve burada yağa yani trigliserit ve kolesterole dönüştürülür. Hızla emilen glikoz, insülin ve leptin hormonlarının salgılanmasına yol açar ve bu nedenle tokluk hissi oluşur. Oysa früktoz insülin ve leptin salgılanmasını sağlamaz ve bu yüzden de doyma hissi oluşmaz, insanlar yedikçe yemek isterler. Meyvelerdeki früktoz, diğer besin ögeleri ve liflerle beraber kompleks bir yapıda bulunduğu için aşırı yenmedikçe mısır şurubu ve şekerpancarındaki früktozun sebep olduğu biyolojik olaylara yol açmaz. 

ŞEKERİ SOFRANIZDAN UZAK TUTUN

- Mısır şurubu sadece şeker ve kaloriden ibarettir, hiçbir enzim, vitamin ve mineral ihtiva etmez. 

- Früktoz, glikozdan çok daha tatlı ve çok daha ucuz olduğu ve gıdaların raf ömrünü uzattığı için endüstri tarafından tercih edilir, marketlerde hazır yiyecek ve içeceklerde bulunur fakat mısır şurubu olarak satılmaz. 

- Mısır şurubu şekerpancarı şekerine göre tabii bir ürün olmayıp mısırdan enzimler aracılığıyla kimyasal olarak elde edilir. 

- Mısır şurubu çağımızda salgın gibi artan tüm kronik hastalıkların en önemli sebeplerindendir. 

- Sadece mısır şurubundan değil şekerlerin tümünden olabildiğince uzak durmak gerekir, unutmayın, şeker en tatlı zehirdir. 

İÇİNDE SAĞLIĞA ZARARLI CIVA VAR

Mısır şurubu, genetiği değiştirilmiş mısırdan üretilmesinin yanında, nişastasının parçalanmasında kullanılan enzimler de GDO’ludur. Ayrıca mısır şurubunda insan sağlığına zararlı olacak miktarda cıva da bulunabilir. Mısır şurubuyla ilişkilendirilen hastalıklar: 

1. Karaciğer yağlanması

2. Obezite ve diyabet

3. Kanser

4. Hipertansiyon

5. Koroner kalp hastalığı

6. Geçirgen bağırsak sendromu