Kalp romatizmasına çare bitkisel kürler

Sağlık Haberleri

Kuru öksürük, yorgunluk, çarpıntı, el ve ayaklarda üşüme gibi belirtileri olan kalp romatizmasının tedavisinde 'kekik, oğulotu, tarçın, karanfil ve melisa' gibi bitkiler kullanılabilir. 

 Halk arasında kalp romatizması olarak adlandırılan akut romatizmal ateş hastalığı, tüm dünyada erişkinlik ve özellikle de çocukluk döneminde edinsel kalp hastalıklarının en sık sebeplerinden biri olarak ortaya çıkıyor. Tedavi edilmemiş boğaz enfeksiyonları, yaklaşık 3 hafta sonra akut romatizmal ateş (ARA) tablosuyla oluşabiliyor. Toplu halde yaşanan okul, yurt, askeri birlik gibi yerlerde bu enfeksiyon yaygın ve çok ağır şekilde seyrettiğinden, yetersiz tedavi akut romatizmal ateşin gelişmesi ihtimalini artırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Akdağ, akut romatizmal ateş hakkında bilgi verdi. 

KALICI HASAR BIRAKABİLİR 

“Endüstrileşmiş ülkelerdeki erken tanı ve yeterli tedaviler sayesinde akut romatizmal ateşin gelişme olasılığı ve buna bağlı kalp kapak hastalıkları eskiye oranla oldukça azalmış durumdayken gelişmekte olan ülkelerde bu durum halen önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Akut romatizmal ateş tablosunun en sık görülen bulgusu büyük eklemlerdeki ağrı, şişlik ve kızarıklıktan oluşan artrit tablosudur. Oldukça ağrılı seyreden bu eklem tutulması tablosu genellikle hastalık kalıntısı bırakmadan iyileşmekle beraber bazı olgularda kalp ve beyin tutulması sonrası kalıcı hasar bırakabilir.” 

Erken teşhis önemli

Çocukluk çağındaki boğaz enfeksiyonlarının erken tanı ve yeterli tedavisi, toplu yaşanan yerlerde yeterli korunma önlemlerinin alınması, akut romatizmal ateşin gelişme ihtimalini azaltacaktır. Akut romatizmal ateşe yakalanan hastalarda erken tanı ve tedavi, uygun süre ve dozda yapılacak olan koruyucu tedaviler, kontrol amaçlı yıllık ekokardiyografi takibi, ileride gelişebilecek olan kapak harabiyetinin gelişme oranını ve erkenden kapak hasarına bağlı müdahale gereksinimini en aza indirecektir. 

Belirtileri 

1. Nefes darlığı, 

2. Yürürken çabuk yorulma, 

3. Ellerde ve ayaklarda üşüme, 

4. Kuru öksürük, 

5. Yorgunluk hissi 

6. Çarpıntı

Bu belirtiler varsa doktora başvurun 

5-15 YAŞ ARASI ÇOCUKLARA DİKKAT

Kalp tutulumu, tüm akut romatizmal ateş geçiren hastaların yüzde 50 kadarında görülür ve kalp tutulumu gelişen hastaların da yaklaşık olarak yüzde 70’inde ileriki yıllarda daha da belirginleşerek kalp kapak hasarları ortaya çıkarır. Enfeksiyonun görülme yaşları genellikle çocukluk dönemidir (5-15 yaşları arasında). Erken dönemdeki sıkıntılar geçtikten sonra hastaların uzun bir süre herhangi bir şikayeti olmaz.

Boğaz enfeksiyonu atakları

Kapak harabiyetine bağlı nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı gibi şikayetler, 20-40 yaş arası ortaya çıkmaya başlar. Hastalık oldukça yavaş ilerleyen bir karaktere sahiptir. Ancak sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonu atakları hastalığın seyrini hızlandırıp daha erken yaşlarda şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu önemli nokta, hastaları sık hastalanmadan korumanın gerekliliğini ortaya koymuştur. Tüm dünyada uygulanan en önemli korunma yöntemi 2 günde bir uygulanan koruyucu iğnelerdir. Bu tedavinin şekli, dozu ve uygulanma süresi ise pek çok faktörün birlikte değerlendirilmesi sonrası hekim tarafından kararlaştırılan bir durumdur. 

Doğal çözümler

Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı karanfil katılır, demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde 2 kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir. 

Oğulotu ve kekik karışımı demlendikten sonra balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı sıcak olarak tok karnına içilir. 

İki litre suyun içine, birer adet kereviz ve pırasa küçük küçük doğranıp süzüldükten sonra suyuna çok az miktarda tuz, bir çorba kaşığı zeytinyağı ve bir su bardağı limon suyu katılıp günde 2 kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.

Altı bardak kaynar suda bir tatlı kaşığı ufalanmış ıhlamur ve bir tatlı kaşığı ufalanmış melisa konulur. 10 dakika demlenmesi beklenir ve süzülür. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir. 

Bir çay fincanı kaynar suyun içine, ince kıyılmış 2 çay kaşığı kuşkonmaz katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde 2 kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Böbreklerinden ya da idrar yollarından rahatsız olanların kullanmaları sakıncalıdır.

Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı tarçın katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde 2 kez, sabah kahvaltılarından yarım saat sonra ve geceleri yatmadan bir saat önce birer çay fincanı içilir.

Çörekotu, misvak, kekik ve sinameki karışımı demlenir ve balla tatlandırılarak günde 3 su bardağı içilmeye devam edilir.