Babayiğit sinemacılara ihtiyaç var

Sanat Haberleri

ABONE OL

40 yılda binlerce cana kıymış.

Ocaklar söndürmüş.

Kadın ihtiyar, çoluk çocuk demeden, köy baskınlarında kundaktaki bebeleri bile katletmiş.

Gencecik öğretmenleri, ekmeğinin peşindeki emekçileri, 15'lik Eren Bülbül'leri, Yasin Börü'leri, savcı Selim Kiraz'ları, uykusundaki memurları bile şehit etmiş millet düşmanı katil sürüleri...

Dağa kaldırdıkları sivil vatandaşları mağaralarda katletmiş kan içiciler...

Türk-Kürt demeden on binlerce insanımızın katili PKK'nın çirkin yüzünü on yıllardır dünyaya haykırıyoruz.

Bugüne kadar, terör vahşetini 'medeni dostlarımıza', 'müttefiklerimize' öyle anlatmışız olmamış, böyle anlatmışız olmamış...

Niye?

Çünkü karşımızda, insanlıktan anlamayan bir başka katil sürüsü, 'Haçlı' zihniyeti var.

Bu çift başlı yılan, 'düşmanımın düşmanı dostumdur' diyerek Müslüman Türkiye'nin karşısında konumlanıyor.

Sözde 'stratejik ortaklarımız' bu katillere 'çiçek çocuk' muamelesi yapıyor, belgesellerini yayınlayıp, parlamentolarında resim sergileri açıyorlar.

Avrupa'dan, Almanya'dan PKK'ya aktarılan finansal desteğe, ABD'den ve bilumum ülkelerden gönderilen silahlara sağır, kör, dilsiz kesiliyorlar.

Bu koşullarda kimi kime şikayet ediyoruz!

Peki bize düşen ne? Dünya kamuoyuna bu terör belasını başka türlü nasıl anlatabiliriz.

Çift başlı yılan, bir yolunu bulup belgesellerle, sözüm ona 'barış' maskesi takmış akademisyen ve sanat çevreleriyle, siyasetçi kılığına girmiş gönüllü dağ kadrolarıyla propaganda yapıp, katliamlarına kılıf uyduruyor.

Peki bizim sinema sektörümüz bu 40 yıllık belayı dünyaya anlatabilmek namına kaç film yaptı?

Dün sinema çevrelerine sordum; böyle bir film var mı diye...

Etkisi Türkiye sınırlarını aşamamış birkaç cılız örnekten başka bir şey gelmedi akıllarına.

Gelmez, çünkü yok!

Terörün yaktığı canları, söndürdüğü ocakları, bebek katillerinin uluslararası unsurlarını anlatan etkili bir filmimiz yok.

40 yıldır yok!

Meseleye kıyısından köşesinden değinen bir iki filmi kastetmiyorum.

Meseleye direk ortasından dalan, cesur, iyi çalışılmış, sarsıcı bir film yok.

Evet bu filmler için büyük bütçe gerekecek ama meselenin hakkını veren iyi bir projeye kim 'hayır' diyebilir, hangi kapı yüzüne kapanabilir.

Bu katillerin silah fabrikaları yok ama sayısız silahları var.

Bu katillerin darphaneleri yok ama paraları var.

Bu değirmenin suyu nereden geliyor?

İşte tüm bu gerçekleri dünya çapında eserlerle anlatacak, çift başlı yılanı gözler önüne serecek, milli mücadelede Mehmetçiğine destek olacak babayiğit sanatçılara, sinemacılara ihtiyacımız var.

BEDİR ACAR