"Bizim camiada 'Kahrolsun PKK' bile diyemeyen çok"

Yaşam Haberleri

ABONE OL

Gara'da PKK tarafından kalleşçe şehit edilin Müslüm Altıntaş'ın ailesi Songül ve Şevket Altıntaş, evlat nöbetine devam eden Diyarbakır annelerinden İmmihan Nilifırka ve Oyuncu İsmail Hakkı, 24 TV, Arafta Sorular programında, Star yazarı Esra Elönü'nün konuğu oldular. Aileler yaşadıkları acıyı ifade etmeye çalışırken, yaşanan süreçle ilgili önemli açıklamalarda bulundular.

Star yazarı Esra Elönü'nün moderatörlüğünde ki Arafta Sorular programının bu haftaki konukları, Gara'da PKK tarafından kalleşçe şehit edilin Müslüm Altıntaş'ın ailesi Songül ve Şevket Altıntaş, evlat nöbetine devam eden Diyarbakır annelerinden İmmihan Nilifırka ve Oyuncu İsmail Hakkı'ydı...

Esra Elönü, programın açılış konuşmasında, 'Programa başlarken, 'biz zalimle mazlum arasında 'arafta' olmayacağız.' demiştim. İşte bugün, o programlardan birini içim acıyarak yapacağım.' dedi.

Oyuncu İsmail Hakkı: 'Terör örgütü PKK'nın Gara'daki katliamıyla ilgili açıklamalarda bulunan oyuncu İsmail Hakkı, 'Görmezden gelinmeyecek, direk icraata geçilecek hadiseler aslında. Telinle kalınmayacak hadiseler bunlar. Kahrolsunlar diyoruz evimizde oturuyoruz. Hele bizim camiada, bunu diyemeyen de çok. Hakikaten tarifsiz bir acı.' ifadelerini kullandı.

'PKK YALAN VE TEHDİT ÜZERİNE KURULUDUR... BUNLARA HALA İNANANLAR VAR'

PKK'nın Gara'daki kalleş eyleminde evladını kaybeden şehidimiz Müslüm Altıntaş'ın babası Şevket Altıntaş, oğlunu rehin alanların yetmezmiş gibi ailesini hükümete karşı kışkırtmaya çalıştığını söyledi.

Gara Şehidimizin Babası Şevket Altıntaş: Hükümete karşı bizleri kışkırtmaya çalıştılar. Bizim evlatlarımızı şehit etmişler, halen arayıp diyorlar ki; "şu anda TSK esirlerin olduğu yeri bombalıyor, siz ne diyorsunuz? bu neyin intikamı?"

Şevket Altıntaş: Çocuğumun günahı, suçu usta birliğine teslim olmaya gidiyordu. Oğlumu alıp kaçırdınız. Dağdaki yaratıklara sesleniyorum, oğlumu hangi sebeple şehit ediyorsun? 5 buçuk yıl o mağarada hayvan bile yaşamaz. Bu ne zulümdür ya. Hep sesleniyorum, hedef kitlem bunlara inananlar.

Halen bunlara inanıyorlar. Oğlumu defnederken şöyle bir görüntü oluştu. Biri daha önce ben HDP'nin önündeki nöbete katıldım diye, beni protesto ediyor, sözüm ona benle alay ediyordu. Benle alay eden kişi, baktım ki oğlumun cenazesinde ağlıyor. İnanıyorum ki, bu zihniyetteki insanlar hala onlara inanıyor. Benim savaşım işte bununla. Bunların üst aklıyla. Yoksa bu inananlara ben kızmıyorum, üzülüyorum onlara.

Hükümete karşı bizleri kışkırtmaya çalıştılar. Bizim evlatlarımızı şehit etmişler, halen arayıp diyorlar ki; "şu anda TSK esirlerin olduğu yeri bombalıyor, siz ne diyorsunuz?" bu yalana ilk karşı çıkan ailelerden biriyiz. Bu neyin zulmü, neyin intikamı?

Yalan, yalan, yalan... PKK iki temel unsur üzere kurulu. Yalan ve tehdit... İHD ve HDP, bizi 4 buçuk yıl boyunca yalanlarla oyaladılar.

En son 2 yıl önce mektup olayında çağırdılar. Ankara İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan'a, 'artık sizin yalanlarınıza inanmıyoruz. Bize bugüne kadar söylediklerinizden hangi biri doğru çıktı?' dedim.

Sosyal medya hesaplarından da paylaştım. 'Bu sefer tamam, Kurban Bayramı'na kalmaz gelir.' denildi. Hatta, PKK sözüm ona tüm şartlarını geri çekmiş, devletin adım atması gerekiyormuş. Bizi yıllarca bununla kandırdılar.

'SÖZÜM ONA SANATÇILAR, AYDINLAR... BU SİYASET MESELESİ DEĞİL, ANNELERİN CİĞERİ YANIYOR'

Ben bir patiye mensup ya da bağlı değildim. Ama şu an sonuna kadar Erdoğancıyım, Süleymancıyım (Soylu)... Niçin? Allah'a yemin ederim ki, bu kadar zulüm, bu kadar yalan, bu kadar iftira olmaz. Bu benim olayım değil, bu vatan meselesi.

Sözüm ona sanatçılar, aydınlara sesleniyorum. Bunun siyasetle alakası yok. Annelerin babaların ciğeri yanıyor.

Gara'da şehit edilen askerlerimiz için de başsağlığı diliyorum. Bizim evlatlarımızı kurtarmak için şehit oldular.

'BU AŞAĞILIKLAR BİZLERE ÖYLE BÜYÜK ACILAR YAŞATMAYA ÇALIŞIYORLAR Kİ...'

Esra Elönü: Sen manevi, bir baba olarak kendi ruhunda vedalaşabildin mi?

Şevket Alıntaş: Bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilemiyorum. Bu lainler, bu aşağılıklar, bu yaratık ötesi varlıklar bizlere öyle büyük acılar yaşatmaya çalışıyorlar ki...

Niçin söylüyorum bu sözü? Ben, annesi ve bacım parayla orada oturuyormuşuz... Bir video paylaşıp 'Diyarbakır anneleri para için kavga ediyor' diyorlar. Hangi edeple, hangi akılla, hangi vicdanla izah edilebilir. Benim 4 buçuk yıldır çalmadığım kapı kalmadı. Yani hangi zihniyet, hangi vicdana dayanarak yapıyorsun bunu. Ben oğlumu arıyorum oğlumu, oğlumu. Siz nasıl varlıksınız.

'ÖRGÜTÜN SİYASİ UZANTISI HDP OĞLUMU KAÇIRDI'

Diyarbakır Annesi İmmihan Nilifırka: Gara şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerinin acıları, acımızdır. Terör bir daha gerçek yüzünü gösterdi.

İçim öyle dolu ki, ne diyeceğimi bilemiyorum

Oğlum Mehmet Nilifırka... İzmir Ege Üniversitesi'nde okuyordu. 2 ayı kalmıştı, gazeteci olacaktı. Oğlum çok hevesliydi, başarılı bir öğrenciydi.

'CİĞERİMİ SÖKÜP GÖTÜRDÜLER.'

Nilifırka: Örgütün siyasi uzantısı HDP, oğlumu dağa kaçırdı. 6 yıl oldu, haber alamıyorum. Aç susuz, perişan bir haldeler. Sesine hasretim, kokusuna hasretim... Mehmet deyince, sanki ciğerime hançer saplanıyor. Benim evladımı, ciğerimi söküp götürdüler. Kelime bulamıyorum, dilim tutuluyor.

'SÖZÜM ONA SANATÇILAR, BU ACIYA GÖZ YUMUYOR'

İsmail Hakkı: Sözüm ona sanatçılar sessiz kalıyorlar. Yani istemsizce, bilinçsizce yaptıkları bir şey değil, bilinçli yapıyorlar. Bir şehit ailesinin acısını, kendi siyasetlerine bir şekilde malzeme yapabiliyorlar.

'Devlet katletti' söyleminden tutun da, 'gitmeseydi, yapmasaydı' gibi mesnetsiz her türlü argümanı kullanarak, bu acılara göz yumabiliyorlar.

Sonra da çıkıp, 'biz hassas insanlarız' gibi kendilerine türlü türlü sıfatlarla 'saygın sanatçı, popüler sanatçı, ünlü, halkın sanatçısı'... İnsanların huzuruna çıkıyorlar. Biz de onları izliyoruz maalesef.

Biz aslında toplum olarak, tepki göstermeyi bilmeyen bir toplum haline geldik.

İSMAİL HAKKI: 'SÖZÜM ONA SANATÇILARIN EĞİTİLDİĞİ HÜCRE EVLERİNİ BİLİYORUM'

Öyle bir çağa geldik ki, kitleleri tek bir sözle, hareketle, davranışla sürükleyebilen sözüm ona sanatçılar, kendi benliklerini, ruhlarını, kişiliklerini sattıkları için ki bu da bir soysuzluk alametidir... Eminim ki, PKK'nın şehit ettiği Gara şehitlerimiz son perdesi işin. Öncesine de bakalım, yüzlerce, binlerce şehit verdik. Hiçbir tanesinde kalkıp bir şey söylemediler. Konuşmazlar, söylemezler, duymazlar...

Teröristten, militandan değil ha, onları eğiten hücre evleri... Bunların hocalarını biliyorum, nasıl politize edildiklerini biliyorum yıllardır içindeyim zira.

Bazıları tekil olarak, 'kınıyorum' der... Yahu PKK'yı kınasana, PKK şehit etti. Dilin niye oraya varmıyor? Ben bir Kürdüm, PKK'nın Allah bin türlü belasını versin.