İslam Memiş

İslam Memiş

[email protected]

Bireysel ekonomik tedbirler şart...

ABD-Türkiye arasında yaşanan tutuklu rahip krizinin etkilerini yurt içi piyasalarda görmeye başladık. Döviz, faiz ve enflasyon rakamları, sadece devletin kasasını değil, 7’den 70’e herkesi etkiliyor. Dolar, sadece Türkiye’de değil küresel piyasalarda da değer kazanmaya devam ediyor. 

Ancak dolar/TL kuru, siyasi gerginliklerden dolayı daha agresif yükseldiğini gördük. Devlet, sürecin diplomasi tarafını dengelemeye çalışırken bizim kendi tedbirlerimizi önceden almamız gerekiyordu. Ocak ayından bugüne “tedbir” konusundaki uyarılarımı anımsatmak isterim. Çok basit adımlarla yeni tedbirler almamız, gelecek için eski alışkanlıklarımızdan kurtulmaya  neden olacaktır. 

 1- Döviz ile ticaret yapıyorsak sermayemiz kadarıyla ve döviz olarak kenarda nakit tutmak zorundayız. Bunu başardıktan sonra harcamalarınızı yapabilirsiniz. 

2- Kur riskinden kaçınmak için döviz sigortası yaptırmak gerekiyor. 

3- Banka mevduatlarınızdaki nakitlerinizi sadece döviz olarak tutmak kârlı bir yatırım olmayabilir. Çeşitli enstrümanları denemek sepet yapmak daha uygun. Döviz talebi ülke ekonomisine zarar verdiği için içerde işlerin zorlaşmasına neden oluyor. Fiziki altın, önceliğimiz olmalı. 

4- Enflasyon artışı, gıda fiyatlarının pahalı olmasına neden olduğu için çarşı pazarda alış veriş yaparken tüketebileceğimiz kadar alış-veriş yapmalıyız. Torba ve dolapları doldurmak yerine mevsiminde ucuz olan sebze ve meyvelerden kışa hazırlık yapmalıyız. 

5- Tasarruflarınızda hedef belirlemek çok önemli. Yani hedefinizde ne varsa ulaşana kadar birikimden vazgeçmeyin. 

6- Belirsiz piyasa şartlarında al-sat yapmayın. Sosyal medya etkisinde kalarak zarar etmeyin. “Bugün ne satın alayım” diye bir şey yok. Bugünkü piyasa koşulları alım için değil, satış için fırsat veriyor. Doğru zamanı beklemek, soğuk kanlı olmak, nefsinize yenilmemek gerek. 

7- Global ekonomiler daraldığı için işimize sahip çıkmak zorundayız. İster işveren ister işçi ol, işimize sımsıkı sarılıp daha çok üretmeliyiz. 

8- Birikimlerinizi tanıdık dövizcilere ve kuyumculara emanet etmeyiniz. Güveniyorum yok, banka var. Yarın bugün kepenk indirip gittiğinde “ Devlet nerede?” Diyemezsiniz. 

9- Devletin sunmuş olduğu tüm teşvikleri araştırmalı, öğrenmeli ve uygulamalıyız. 

10- Hayat her geçen gün pahalı olacağını düşünün. Ona göre evlatlarınızı yetiştirin ve hazır olmasını sağlayın. İyi eğitim almış, tasarrufun bilincini taşıyan, olumsuz durumlara duyarlı bir nesil yetiştirmemiz döviz kurlarından daha önemli. 

11- Sosyal medya bağımlılığını azalmak gerek. Eve gittiğinizde akıllı telefonunuzdan hücresel veri ayarlarını kapatınız. Yani evinizde internetten uzak, ailenizle yakın olun. Aile iletişimi, sosyal dokunun korunması, ortak hedef belirlemede çok önemli. Bu tavsiyelere göre yaşayan mutlaka vardır. 

Ancak bugünkü piyasa koşullardan olumsuz etkilenenler maalesef hazırlıksız yakalananlar olmuştur. Gönül ister ki daha teknik veriler ile Türkiye ekonomisini yorumlayalım. Bugünkü ihtiyacımız veriler ile teselli olmak değil, tedbir alarak olumsuz sürecin geçmesini beklemek...