Ömer Özkaya

Ömer Özkaya

[email protected]

Çıra olmayın!

Balkan Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanması, Araplar'da Osmanlı Topluluğu'ndan ayrılma düşüncesini kuvvetlendirmiş olmakla beraber, Birinci Dünya Savaşı içinde, "Müslüman Kardeşler Hareketi"nin, "Arap Kardeşler Hareketi" haline kimler tarafından getirilip Osmanlı'ya nasıl isyan ettirildiği, önemli bir mevzudur. 

Osmanlı idaresine tek bir IRK ve DİN'in hakim olduğu, bu sebeple yıkıldığı iddiası doğru değildir. Milliyet ve inancına göre tüm kesimlerin, kendi iç ve özel yaşayışlarına göre bağımsızlıkları vardı. İnsanların adetlerine, geleneklerine riayet ediliyordu. 

Osmanlı, balkan devletidir 

Edirne'nin fethi (1361) ile Rize'nin fethi (1461) arasında tam 100 yıl vardır, Osmanlı bir Balkan devletidir. İlk isyanlar da buradan çıkmıştır. 
1789 Fransız İhtilali, milliyetlere ve ırklara hulyavi düşünceler getirmişti. Cizvitler Arap Yarımadası'nda okullar, hastaneler, manastırlar kurmuşlardı. Daha sonra Amerikan misyonerliği de faaliyete geçti. Hepsi Osmanlı devletini temelinden sarsan çalışmalar içindeydiler. 
Bunların vaadlerine kananlar bize isyan etti, etti de ne oldu? Arnavutluğun haline bakınız! Yunan'ın, Bulgar'ın haline... Biz bunların erkeklerini sadrazam, kızlarını sultan yapıyorduk. 218 Sadrazam'ın 101'i Türk, geriye kalan 117'si; Arnavut, Sırp, Rum, Ermeni ve Bulgar'dı. Vaadlerine kandıkları emperyalistler ise, onların kızlarını sermaye, erkeklerini de muslukçu yaptı! Irak'ın, Suriye'nin ve Libya'nın haline bakınız! Birbirlerini öldürüyorlar. Bize isyanlarının üzerinden 100 yıl geçti, hani nerede onlara vaadedilen Büyük Arap İmparatorluğu? Evet, ayrıldılar da ne oldu? 

Çabalar dış kaynaklı

Emperyalistler, 100 yıl önce Arnavut ve Arap'a biçtikleri rolü, şimdi Kürt kardeşlerimiz üzerine yazıyor, onları; büyük bir ateşin tutuşturucusu olarak kullanmak istiyor. Ateş tutuştuktan sonra "çıra"ya ihtiyaç kalır mı? Bunu; Irak Kürtleri arasında yaşamış Amerikalı istihbaratçı-diplomat Lee F. Dinsmore da şöyle itiraf ediyor: "Kürtler, kendileriyle ilgilenmemizi, onların hedefleriyle de ilgilendiğimiz anlamına geldiğini sanıyorlar." 
Bundan tam 64 yıl önce, 5 Eylül 1951 günü, ABD'nin Ankara Büyükelçisi George Wadsworth (1948-52), Washington'a, ABD Dışişleri Bakanı'nın bizzat kendisine, gizli bir rapor gönderir. 6 Maddelik bu raporun ilk iki maddesi şöyledir: "Türkiye'de 'Kürt sorunu' artık yok, Kürtler diğer Türk vatandaşları ile eşit şekilde yaşıyor. 'Kürt sorunu' yaratmak için gösterilen bütün çabalar dış kaynaklıdır." 
115 yıl önce Mehmed Abduh'un da söylediği gibi, Oğuz Soyu'nun son devleti "Türkiye'nin liderlik etmeyeceği bir hareket, başarıya ulaşabilir mi?" 
Bu coğrafyada Türkiye'yi kendisine hasım seçenlerin istikbali olmaz. 
Çünkü bu milletin ahı, Allah'ın adaletinin teminatı altındadır.