Ömer Özkaya

Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

MAKAS

1940 yılının bir gece yarısı Tasvir-i Efkar gazetesinin telefonu çaldı ve yazıişleri müdürü şu sert hitap ile karşılaştı: “Burası Ankara... Ben Selim Sarper! Dikkat ediyorum, Cumhurbaşkanı’na ait havadisleri hep üçüncü sahifeye koyuyorsunuz. Eğer bundan böyle bir daha Cumhurbaşkanı’na ait haberleri üçüncü sahifeye  koyarsanız, gazetenizi derhal kapatırım. Bugün de Cumhurbaşkanı’na ait bir haber vardır, bunu birinci sahifeye koyarsınız. İkinci mesele: Ben şimdi İngiltere sefaretinde  bir kokteylden geliyorum. İngiliz sefiriyle görüştüm. İngiliz sefiri bana Velid Ebüzziya beyin makalelerinden şikayet etti. Binaenaleyh Velid bey o tarzda yazılar yazarsa, bu sebepten dolayı da gazeteyi kapatırım.” 
Ertesi gün rahmetli Velid Ebüzziya hadiseyi haber alır, şu korkunç cümleyi sarfeder: “Biz de bu herifi bizim matbuat müdürümüz zannederdik, meğer bu, İngiliz Sefareti’nin matbuat ateşesi imiş!” 

SARPER’İN ÖNÜ AÇILIR! 

Londra, bu zatın hizmetlerinden herhalde haberdardır ve ayrıca da kendisi İnönü’nün Hariciye’deki gözdelerinden biridir. Dışişleri’nin siyasi dairelerinden birinde şube müdürlüğünde bulunurken, görülmemiş şekilde terfi ettirilip Matbuat Genel Müdürlüğü’ne getirilir. Böylece baremin birinci derecesine sıçrayan Sarper, bir hamlede Moskova Büyükelçiliği’ne atanır. Oradan da bir sıçrayışta Birleşmiş Milletler Kurulu delegeliğine ardından da NATO Konseyi Daimi Temsilciliği’ne tayin edilir ve hatta 27 Mayıs Darbesi’yle de Dışişleri Bakanı yapılır. 
Sarper, Moskova elçiliği (1944-1946) sırasında Ruslar’ın “Kars ve Ardahan’ı istediklerini, Boğazlar üzerinde de hak iddia ettiklerini” Ankara’ya bildirir. Moskova’nın bu talepleri, bütün imkanlarla halka duyurulur, Anadolu köpürür. Rusların, Milli Mücadele’ye verdikleri destek çoktan unutulmuştur. “Ayıdan post, Moskof’tan dost olmaz” sözü şimdi herkesin ağzındadır... Oysa gerçek başkadır ve Türk Milleti, tarihi bir yönlendirmeyle karşı karşıyadır.  

BÜYÜK YALANI ORTAYA ÇIKTI 

Ruslar’ın, Kars ve Ardahan’ı istedikleri, Boğazlar üzerinde hak iddia ettikleri nota nerededir? Devlet arşivlerinde böyle bir nota yoktur, çünkü Rusların böyle bir notası ve talebi asla olmamıştır. “Diplomatların Piri” denilen Büyükelçilerimizden Mahmut Dikerdem de hatıralarında “Dışişleri arşivlerinde, Sovyetler’in ne üs ne de toprak talebine dair resmi bir belge yoktur” der. Yıllar sonra Selim Sarper, bu notanın nerede olduğunu ısrarla soranlara en nihayet “yazılı nota verilmediğini, teklifin sözlü olarak yapıldığını” söyler. Sözlü nota! Yersen... Oynanan bu ve benzeri oyunlarla, Türkiye’nin makası değiştirilir. Aynı dönemde “Milli Komünist” Serteller’in Tan gazetesine karşı bir gençlik hareketi tetiklenir, matbaaları yakılır. Dış politikanın rotası aniden Washington’a çevirilir. Artık istikamet Batı’dır!