Ömer Özkaya

Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

Sosyoloji ve PKK

Namusa el uzatmamak! İşte Çakırcalı Efe’yi 15 sene süren eşkiyalık hayatında koruyan en büyük amil, bu prensibi olmuştur. 

Köylüler Çakırcalı’yı en müşkül zamanlarında himaye etmişlerdir.  
Türkiye’de güvenlik ve istihbarat konularında çalışmalar yapan İngiliz Gareth Jenkins’e göre, “Türkiye için asıl tehlike İslamcı Kürt örgütü olur. PKK gibi kurulduğunda Marxist olan ve şimdi de oldukça laik olan bir örgütün, Güneydoğu gibi Türkiye’nin en muhafazakâr bölgelerinden birinde bu derece destek bulabilmesi için Türkiye devletinin bir şeyleri çok yanlış yapıyor olması gerek. Türk devletinin kabusu, Kürt muhalefetin, Güneydoğu’daki iki hakim unsuru, İslamı ve Kürt milliyetçiliğini birleştiren bir örgütün öncülüğüne geçmesi olmalı.” 

AFGANİSTAN’DAKİ DİRENİŞ 

ABD, Irak ve Afganistan’daki direnişi “çözmek” için, daha fazla silaha değil, sosyal bilimcilere yöneldi. Irak ve Afganistan’daki 26 tugayın her birinde antropolog ve diğer sosyal bilimcilerden oluşan birer ekip görev başında. 
Afganistan’daki 82. Hava Bölüğü komutanı Albay Schweitzer, “sosyolog ve antropologların bölgeye gelmesinin ardından, kendilerine karşı saldırının azaldığını, birliğin askeri operasyonlarının yüzde 60 oranında azaltıldığını” söylüyor. (* New York Times, 5 Ekim 2007) 
ABD’li General Mullen’a göre de, “ABD ordusu artık, bu ülkenin dış politikasını bu ölçüde sırtlayamaz. Sınırlarımızın dışındaki amiral ve generallerimize çok fazla yükleniyoruz, dış politikada yerimizi dışişleri bakanlığı ve dış yardım programı teşkilatı USAID almalıdır.” 

KARABEKİR’İN ÖNERİSİ 

Kazım Karabekir, yaklaşık 90 yıl önce, güneydoğu sorununun çözümü için şu öneride bulunur: “Yemen isyanının sebepleri ne ise aşağı yukarı Dersim isyanlarınınkiler de aynı olsa gerektir. Bu sebepleri ortadan kaldırmak için münevverlerimizden bir miktarını; epey Kürtçe öğreterek ve dini mahiyette isim ve kisve vererek ve ünvanlarına ‘Seyyid’i de ekleyerek halkın arasına karıştırmalıdır.” 
ABD’nin ilk kadın dışişleri bakanı Albright’a göre de, “uluslararası sorunlara çözüm aranırken, dini liderlerin mutlak olarak bu sürece dahil edilmesi gerekiyor.” 
Ülkemizin terör sorununun çözümünde, bölge halkının saygı duyduğu bir kişinin yaratacağı etki, askeri güçten çok daha etkili olurdu. Savaşa ne asker yeter, ne de para. Dünya akılla idare edilir.