Böbrek taşında şehir efsaneleri Doğal yolla düşsün derken hastalanmayın

Sağlık Haberleri

ABONE OL

Böbrek taşını bitkisel karışımlar içerek idrarla atmayı amaçlayan hastalar daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabiliyor. Uzmanlar uyarıyor: 'İçilen bitki suları taşın düşürülmesinden ziyade büyümesine, yeni taş oluşumuna hatta böbrek ve karaciğer yetmezliğine neden olabilir.'

Böbrekler, yaşamın devam edebilmesi için atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Öte yandan vücut için gerekli olan bazı maddeleri filtre ederek bunların seviyelerini ayarlamak gibi bir görevi de bulunan böbreklerde bu görevle ilgili mekanizmadaki sorunlara bağlı olarak böbrek taşları oluşabilir. Bu mekanizmaların neden bozulduğu halen net olarak bilinmese de taş hastalığının beslenmeden genetiğe, yaşanılan coğrafyadan cinsiyete kadar çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bazen uzun süre herhangi bir belirti göstermeyen bu taşlar kimi zaman idrar yoluna düşerek hastaların dayanılmaz ağrı çekmesine neden olabilmektedir. İşte bu noktada kulaktan dolma bilgilerle böbrek taşını doğal yöntemlere başvurarak düşürmek isteyenlerin sayısı çok fazla. Fakat bu durumun riskli olduğunu söyleyen Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Böbrek Nakli Kliniği Şefi Doç. Dr. Eyüp Veli Küçük, "Öncelikle ağrının taş kaynaklı olduğunun gerekli fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri ile doğrulanması gerekiyor" dedi.

İDRAR SÖKTÜRÜCÜ ETKİLERİ VAR

Doç. Dr. Eyüp Veli Küçük, "Hastalığa sebep olan taşlar farklı mekanizmalar sonucu oluşabilmekte, farklı mineralleri içerebilmekte ve üriner sistemin farklı kısımlarında yer alabilmektedir. Tüm bu farklılıklara rağmen pek çok hasta profesyonel tıbbi yardım almaksızın çeşitli bitkisel karışımları kullanarak taş tedavilerini uygulamaya çalışmaktadır. Kullanılan çoğu karışım temelde idrar söktürücü prensibi ile taş düşürülmesini amaçlarken bu sırada yeterli sıvı alınmamasının vücuda pek çok zararı olmaktadır. Bitkisel ürünler taşın düşürülmesinden ziyade taşın büyümesine, yeni taş oluşumuna, böbrek fonksiyonlarında azalmaya hatta karaciğer organ fonksiyonunda bozulmalara neden olabilir" diye uyardı.

Mısır püskülü çayı: İdrar sökücü, taş düşürücü ve idrar yolları temizleyici etkisi nedeniyle kullanılmaktadır. Yüksek potasyum seviyelerine sahip olmasına rağmen, bir diüretiktir ve bu potasyum eksikliğine yol açabilir. Potasyum eksikliği baş dönmesi, kas krampları, baş ağrısı ve ishale neden olabilir.

Bira: Halk arasında en çok tavsiye edilen ürünlerden biri de biradır. Özellikle idrar söktürücü etkisi nedeniyle tavsiye edilen bira aşırı sıvı kaybına bağlı olarak baş ağrısı ve daha ciddi şikayetlere neden olabilir. Ayrıca alkol bağımlılığı açısından kullanımı sınırlandırılmalıdır. Tüm bunların yanında aşırı alkol tüketiminin karaciğer üzerine olan olumsuz etkileri mevcuttur. Ayrıca içeriğinde yüksek miktarda pürin bulundurur. Böbrek taşlarının bir alt türü olan ürik asit taşları pürinin metabolizasyonu sonucu oluşmaktadır.

Peynir altı suyu: Yüksek protein içerdiğinden böbrek taşı oluşturma riski vardır.

Tavuk taşlık zarı: Tavukların taşlık olarak adlandırılan vücut yapısında bulunan ve besinlerin mekanik sindiriminde rol oynayan organları mevcuttur. Halk arasında tavukların yedikleri taşların onlarda bir hastalığa neden olmaması bu organın varlığına bağlandığı için insanlardaki böbrek taşları üzerine de etkili olduğu düşünülmektedir. Fakat bu düşünce doğru değildir.

Eşkina taşı: Eşkina balığının baş bölümünde bulunan otolit (denge) taşından elde edilir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olduğuna inanılmaktadır. İçeriğinde Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Çinko, Kadmiyum, Kurşun, Bakır ve Krom olduğu tespit edilmiştir. Diyetle alınan miktarlarının insan sağlığı üzerinde olumsuz etki yapmadığı çalışmalarla gösterilmiştir. Böbrek taşlarının düşürülmesinde faydalı olduğu yönünde bilimsel çalışma bulunmamaktadır.

Maden suyu: Maden suları normalde tüketilen içme sularına göre daha düşük pH'a sahiptir. Böbrekte taş oluşumu ya da taşın çözünmesi olayları ise taşın özelliğine göre farklı pH değerlerinde meydana gelir. Ayrıca içeriğindeki yoğun sodyum miktarları bilinçsiz kullanımda böbrek taşı oluşma ihtimalini artırmaktadır.

Soda: Sodayı mineralli sudan ayıran şeyler; içerdiği şeker veya glukoz şurubu ve farklı katkı maddeleridir. Sodada şekerden dolayı oluşan fosfor böbrek taşına sebebiyet verebilir. Fazla miktarda kullanılırsa yoğun glikoz içeriğinden dolayı ozmotik diürez ile atılan idrar miktarını artırmakta ve idrar ile atılan kalsiyum miktarını kısmen azaltmakla birlikte böbrek taşı oluşumunu engellediğine dair çalışma bulunmamaktadır.

Limon Suyu: Limon içeriğindeki sitrat nedeniyle böbrek taşlarının oluşum aşamasında önleyici etki gösterebilir. İdrarda artan sitrat miktarı üriner sistemde kalsiyumu bağlayıcı etki gösterir ve kalsiyum taşı oluşumunu engeller. Fakat mevcut taşı düşürmesi söz konusu değildir.

Elma Sirkesi: Elma sirkesi insan sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Elma sirkesi asidik içeriği nedeniyle böbreklerdeki taşın boyutunun azaltılmasına ve düşürülmesine yardımcı olduğu düşünülmektedir. Aslında asidik idrar pH'ı enfeksiyon taş oluşumunu engelleyebilirken hemen hemen diğer bütün taşların oluşumunu artırabilir. Bu nedenle hastaya özgü kullanımı bir uzman tarafından şekillendirilmelidir.

Isırgan Otu: Böbrek taşının oluşumunu engelleyen bitkilerden biridir. İdrar yollarında oluşan iltihapların atılmasını sağlar ve böylece enfeksiyon taşlarının oluşumunu önleyebilir. Böbrek taşlarının vücuttan atılmasını sağlar. 2 gram ince parçalanmış ısırgan yaprağı 200 ml su içine eklenir ve kaynayana kadar ısıtılır. Ağzı kapalı olarak demlenir, süzülür. Böbrek taşı oluşumunu önleyici olarak kullanılabilir.

Böbrek naklinde dünya lideriyiz

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de böbrek yetmezliği sıklıkla görülmekte ve her geçen gün bu hastalarımızın daha rahat bir şekilde hayatlarına devam edebilmeleri için böbrek nakline olan ihtiyaç artmaktadır. Doç. Dr. Eyüp Veli Küçük, "Ülkemiz gerek böbrek yetmezliğinin medikal tedavisinde gerekse cerrahi olarak böbrek naklinde oldukça başarılı ve donanımlıdır. Avrupa'da canlıdan canlıya böbrek nakli yapma sayılarında ülkemiz zirvede yer alırken, kadavradan nakillerde istenilen sayılara ulaşılamamıştır. Bu fırsatla organ bağışının önemini bir kez daha hatırlatalım isterim. Gönül ister ki kimsenin ihtiyacı olmasın ama böbrek nakli ihtiyacı olan vatandaşlarımız için kamunun hiçbir masraftan ve teknolojiden geri durmaksızın hizmet vermeye devam ettiğini belirtmeliyim" dedi.

Röportaj: Yasemin İLAN